AKINCI, Roketsan'ın Süpersonik Füzesiyle 250 km'den Hedef Vurdu
Baykar'ın AKINCI TİHA'sı, Roketsan'ın İHA-300 süpersonik füzesini ilk kez başarıyla ateşledi. Sinop açıklarında gerçekleştirilen atışta 250 kilometreyi aşan mesafeden deniz hedefi tam isabetle vuruldu.

Türk savunma sanayiinde yeni bir dönüm noktası: Baykar'ın Bayraktar AKINCI taarruzi insansız hava aracı, Roketsan'ın İHA-300 (300 ER) süpersonik füzesini ilk kez operasyonel olarak ateşledi. Sinop açıklarında gerçekleştirilen atış testi, 250 kilometreyi aşan mesafeden deniz üzerindeki hedefin tam isabetle vurulmasıyla başarıyla tamamlandı. Test sonrası AKINCI, planlanan rota üzerinden Çorlu'ya güvenle geri döndü.
İHA-300: Aerobalistik Füze Ailesinin En Güçlü Üyesi
Roketsan'ın geliştirdiği İHA-300, ilk kez IDEF 2025 fuarında tanıtılmıştı. İHA-230 ve İHA-122 modellerinin ardından gelen bu sistem, aerobalistik füze ailesinin en uzun menzilli ve yüksek etkili üyelerinden biri olarak öne çıkıyor. Savaş uçakları ve silahlı insansız hava araçlarından (SİHA) fırlatılabilecek şekilde tasarlanan füze, AKINCI'nın uzun menzilli taarruz yeteneklerini önemli ölçüde genişletiyor.
Yaklaşık 5 metre uzunluğunda ve 900 kilogram ağırlığında olan İHA-300, 370 mm çapındaki gövdesiyle 150 kilogramı aşan harp başlıklarını taşıyabiliyor. Bu kapasite, füzenin farklı görev profillerinde etkili olmasını sağlıyor. Roketsan'ın hedefi ise füzenin menzilini 500 kilometreyi aşacak şekilde geliştirmek—ki bu, TİHA'ların etki alanını ciddi anlamda genişletecek bir sıçrama olacak.
Çoklu Güdüm ve Harp Başlığı Seçenekleri
İHA-300'ün en dikkat çekici özelliklerinden biri, sunduğu esneklik. Füze, GNSS + INS (Küresel Navigasyon Uydu Sistemi + Atalet Seyrüsefer Sistemi) ve TV kamera arayıcı gibi farklı güdüm seçenekleriyle donatılıyor. Bu çoklu güdüm kabiliyeti, elektronik karıştırma ortamlarında bile hedefe kilitlenmeyi mümkün kılıyor.
Harp başlığı seçenekleri de görev çeşitliliğine uygun şekilde tasarlanmış: yüksek patlayıcı, parçacık etkili ve delici başlıklar arasından seçim yapılabiliyor. Bu çeşitlilik, radarlar, zırhlı araçlar, komuta merkezleri, hava savunma sistemleri ve personel gibi farklı hedef tiplerinin etkili şekilde etkisiz hale getirilmesini sağlıyor.
AKINCI'nın Sürekli Genişleyen Mühimmat Kütüphanesi
İHA-300'ün entegrasyonu, AKINCI'nın zaten oldukça zengin olan mühimmat portföyüne bir yenisini daha ekliyor. Baykar'ın amiral gemisi TİHA'sı, bugüne kadar MAM-L, MAM-T, MAM-C ve TOLUN mühimmat aileleriyle birlikte TEBER, LAÇİN, LGK, HGK, GÖKÇE ve GÖZDE güdüm kitleriyle donatılmıştı. Ayrıca KGK-82-SİHA, İHA-230 ve İHA-122 süpersonik füzeleri, ÇAKIR Seyir Füzesi ve EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat da sistemle entegre edilmişti.
Bu geniş mühimmat yelpazesi, AKINCI'yı kesintiyle söyleyebiliriz ki sınıfının en yetenekli platformlarından biri haline getiriyor. 250 kilometreyi aşan atış menzili, TİHA'nın düşman hava savunma sistemlerinin tehdit oluşturduğu alanların dışından hedeflerini vurabileceği anlamına geliyor. Roketsan'ın hedeflediği 500+ kilometre menzil gerçekleştiğinde ise AKINCI'nın operasyonel erişimi bambaşka bir boyuta taşınacak.
Savunma Sanayiinde Yerli ve Milli Atılım
Bu başarı, Türk savunma sanayiinin son yıllardaki ivmesinin somut bir göstergesi. Baykar ve Roketsan gibi şirketlerin işbirliği, platform ve mühimmat entegrasyonunda senkronizasyon gerektiren karmaşık bir süreç. İHA-300'ün AKINCI'dan başarıyla ateşlenmesi, hem füze hem de platform seviyesinde teknolojik olgunluğa ulaşıldığını gösteriyor.
Özellikle süpersonik füze teknolojisi, dünya genelinde sınırlı sayıda ülkenin erişebildiği bir kabiliyet. İHA-300'ün aerobalistik uçuş profili, füzenin belirli aşamalarda ses hızını aşarak savunma sistemlerine karşı daha az tepki süresi bırakmasını sağlıyor. Bu özellik, modern savaş alanlarında kritik öneme sahip.
Sinop açıklarındaki bu test, AKINCI ve İHA-300 kombinasyonunun operasyonel hazır olduğunun işareti. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterinde yer alan AKINCI'lar, bu yeni yeteneğiyle birlikte hem caydırıcılık hem de etki gücü açısından önemli bir sıçrama yapmış oluyor. 2026'nın ikinci yarısında gerçekleşen bu başarı, yerli savunma sanayiinin yol haritasında önemli bir işaret noktası olarak tarihe geçti.